Süs taşları, ender mineraller ve onların kristalleri, en eski çağlardan bu yana insanın ilgisini çekmiştir. Cazip ve parlak renkleri ,ilginç geometrik yapıları ile bu taşlar insan için birer gizem kaynağı, sanatsal yaratıcılık ve düşünsel dünyayı etkileyici, dürtücü malzemelerdir. Onlara mistik ve büyüsel anlamlar ve güçlü bir sembolizm yüklenmiştir.
Bu nedenlerle Neolitik Çağ'da bile süs taşları çıkartıldıkları kaynaklardan çok uzaklara taşınan değerli ticaret malları, takıların ve dini ritüellerin vazgeçilmez unsurları olmuştur. Eski çağlarda değerli taşlar tanrılara adak olarak sunulmuş ve bu kıymetli hazineler tapınaklarda saklanmıştır.
Eski Hint inançlarında “insanlar, hayvanlar ve bitkiler gibi süs taşları da canlı sayılmış, değerli kristallerde kıvılcımların ışığın yaşam enerjisine benzetilmesinden kaynaklanan bu inanç süs taşlarında büyüsel güçler bulunduğu düşüncesine yol açmıştır.” Günümüzde ise gerek teorik fizikçiler gerek felsefeciler kristallerin ışığı değişik karakterleri ile yansıtma özelliğinden yararlanarak dualite sorununu (madde mi, madde ve ruh mu?) sorusunu açıklamaya çalışmaktadır.
Varolan her şey, titreşim yoğunluğu farklı düzeylere göre değişen yaşam enerjisinden ibarettir. Fiziksel düzeydeki yaşam enerjisi madde olarak görünür. Ruhsal düzeyde ise bilincimiz dışında; cesaret, şefkat, merhamet, zevk, vb. özelliklerle kendini belli eder. Alternatif tıpta süs taşlarının kullanımının amacı bu ruhsal özelliklerin gelişimi için destek ve şifa gücüdür.
Günümüzde süs taşlarının güçlerinden ve şifa verici özelliklerinden yararlanılan tedavi yöntemlerinde: insan bedenini üst üste tabakalar halinde bir çok süptil beden yada aura ile çevrelendiği kabul edilir. Bu auraları birleştiren şakralar aynı zamanda içinden yaşam enerjisinin aktığı kanallardır ve yedi büyük şakın bedenimizdeki hormonlarla bağlantılıdır. Bu karmaşık enerji sisteminde taşların enerjisi olumlu düşüncelerin güçlü enerjisi ile birleşince ortaya etkileyici bir şifa gücü çıkar.
Burçlar ve süs taşları arasında Ortaçağ'dan bu yana kurulan mistik inançlar insan ve değerli taşlar arasında güçlü bir bağ daha oluşturmuş, takılardaki renkli ışıltıları kişiliğin yansımasına dönüştürülmüştür.